Sandalyenin Sağlık Açısından Biçimlendirilmesi

Mobilya branşı - bölümü ile alakalı her şeyi bulabilirsiniz..

Moderatör: Alıntı

Cevapla
Kullanıcı avatarı
Alıntı
Mesajlar: 842
Kayıt: 15 Kas 2016, 08:23

Sandalyenin Sağlık Açısından Biçimlendirilmesi

Mesaj: # 3192Mesaj Alıntı
12 Mar 2022, 13:44

Oturma eyleminin fizyolojik ve patolojik yapısı, oturma mobilyasının şekillendirilmesinde uyulması gereken sağlıkla ilgili koşulları ortaya koyar. Uyulması gereken koşular ise şöyledir.
1. Kas sisteminin yükünü hafifleten, omurarası disklere olan basıncı azaltan bacak ve kalçalardaki ezilmeleri önleyen dengeli bir vücut şeklinin korunması sağlamak gereklidir.
2. Otusma pozisyonunun sıkça değiştirilebilmesi önemlidir. Böylece eklem ve kaslardaki rahatsızlıklar önlenecek ve daha uzun süre oturabilmek mümkün olacaktır,
3. Aşırı rahat oturmanın önlenmesi de sağlanmalıdır. Aşırı rahat oturma pozisyonunda gerekli uyarılar, uyanıklığı sağlayan merkeze ulaşmayacak ve erken yorgunluk ortaya çıkacaktır. Çalışma sandalyesi çalışanın hareketliliğini sağlamalı onu aktif duruşa zorlamalıdır.
4. Tehlikeli olabilecek durumlar önlenmelidir. Sandalyenin devrilme olasılığı sandalye ayaklarının dengeli yapımı ve tekerleklerin sağlam yapısına bağlıdır. Her konumda yeterli denge alanı sağlanmalıdır.
5. Oturma mobilyasının ilgili olduğu çalışma alanıyla olan ilişkisinde bacak ve kollar için gerekli alanın sağlanması gerekir [13].
Oturma mobilyasının yapısı çalışma çevresinin koşullarına açlıdır. Büro, yürüyen band, bilgisayar terminali, süpermarket kasası ve benzeri çalışma ortamları farklı sorunları beraberlerinde getirmekle birlikte, aşağıdaki ortak koşulları da taşımalıdırlar.
Oturma alanının derinliği yaklaşık olarak 40 cm’dir Bu derinlik, uyluk altının en azında üçte ikisini taşıyabilmek için gereklidir. Üçte biri, yani, diz altına yakın bölgenin serbest kalması, desteklenmemesi gerekir. Oturma alanını genişliği 40-45 cm olmalıdır. Oturma alanının şekli kaba etlere doğru destek verecek şekilde olmalıdır. Oturma yüzeyinin ön kısmının yuvarlatılması gereklidir. Bu yapıda yüzeye yakın olan sinirlere doğrudan baskı azalacak, böylece karıncalanma, uyuşma ve ağrılar önlenecektir. Tromboz veya damar rahatsızlıkları olan kişilere oturma yüksekliğinin azaltılması önerilir, Normal koşullarda sağlıklı değildir. Oturma alanının arka yarısına uygulanan ağırlık daha fazla olduğundan oturma yüzeyinin üçte birlik arka kısmında döşeme ön tarafa göre daha sert olmalıdır. Bu koşul, oturma rölyefi şemasından daha iyi anlaşılacaktır. Oturma alanı çalışma şekline göre, öne doğru eğimli olabilir, farkı konstrüksiyon şekilleriyle sağlanabilir. Omurganın duruşu ayakta olduğu gibi, otururken de kalçanın yapısına bağlı olduğuna göre, öne doğru hareketlerde oturma alanının hareketliliği yararlı olabilir. Ancak, aşırı eğimlerde bacak kısımları da taşıyıcı olarak devreye gireceklerinden öne olan açının 5 dereceden fazla olmaması gerekir. Bu hareket zorunluluğun dışında arkaya olan 10 derecelik eğim daha doğrudur. Oturma alanının döşeme ve kaplamasına göre bu ölçülerde küçük değişiklikler yapılabilir. En doğrusu, oturma yüzeyinin değişik oturma şekillerine göre ayarlanabilir olmasıdır [13].
Önemli bir nokta da oturma yüksekliğinin ayarlanabilir olmasıdır. Bu yükseklik yerden 42-54 cm. olmalıdır. Nedeni:
a) Pozisyonun değiştirilmesi yapılan işe bağlıdır. Manuel yapılan işlerde -yazı yazmak gibi- ve düşünme eylemi arasındaki farklılıklar oturma şeklini de etkiler. Kollarımızı masaya dayayarak oturma alanının ucuna oturabildiğimiz gibi, tamamen geriye gidip sırtımızı dayayabilmemiz gerekir.
b) Oturma yüksekliği vücut ölçülerine göre değişir. Uyluklar, diz ekleminin tam dik açık yapma durumunda yatay olarak oturma alanının üstüne dayanmalıdır. Yardımcı ayak dayanağının kullanılması düşünülebilir. Yükseklik kademesiz olarak ve kişisel gereksinmelere göre ayarlanabilmeli, çalışma sırasında kullanılacak farklı yapıdaki gereçlere- örneğin daktilo- rahat ulaşma imkân sağlanmalıdır [13].
Eğer en çok kullanılan oturma şekli öne eğilme şeklindeyse, arkalıksız bir çalışma sandalyesi düşünülebilir. Bu durumda göğüs desteği veya kolçaklar üst gövdenin taşınması için yararlı olacaktır. Büro döner sandalyelerinde arkalık ergonomik nedenlerle önerilir az da kullansa kişinin arkasına dayanabilme fikri rahatlatıcı ve önemlidir. Arkalık kürek kemikleri arasında yer alan yedinci göğüs omuruna kadar çıkmalıdır. Bu arada kürek kemikleri göğüs kafesine basınç yapmadan hareket edebilmelidir. Bu nedenle, bel bölgesinden sonra -bir bisiklet selesi gibi- daralması gerekir. Bel omurgasının olduğu bölgede oturma yüzeyinden 18 cm. (16-20 cm.) yükseklikte içeri doğru olan kırılmanın bulunması gerekir. Desteklenen yer doğrudan kalçadır. Arkalık biraz yukardan öne doru iterse kifoza neden olur ve ancak kasların karşı gerilimiyle önlenebilir. Bu da kasların gereksiz zorlanması demektir. Arkalıktaki kırılmanın keskin değil, yumuşak bir hareketle şekillendirilmesi gerekir. Böylece kalça kemiğinin dikelmesini sınırlayan ve kalçanın geriye doğru gitmesinde küçük bir dürtüyle doğru pozisyon almasını uyaran bir bel kirişi oluşur. Arkalık bel kırılmasından sonra aşağıya doğru devam edebilir. Yukarıya doğru yükselirken arkaya doğru hafif bir açı yapmalıdır. Arkalığın döşemesinde dikkat edilmesi gereken konu, kirişin oluşturulduğu yerde malzemenin fazla yumuşak olmaması, buna karşılık arkalığın yükselen kısmının ortasının, omurganın değdiği yerin, döşemesinin ise yumuşak olması gerekir. Kenarlara doğru sertleşebilir. Seleyi andıran uzantıda ise tekrar sertleşme olmalıdır, çünkü oturan kişi kollarını kaldırdığında geriye doğru gidecek ve buradaki desteğin kifozu dengeleyecek şekilde olması gerekmektedir. Arkalığın Taşıyıcısı sabitlenebilmelidir, arkalık öne arkaya hareketli olmalıdır. Böylece öne doğru oturmalarda arkalığın alt kısmı, geriye doğru oturmalarda da arkalığın üst kısmı destek verecektir. Arkalık bütünüyle ayarlanabilir olmalıdır.
Omuzların ve onu taşıyan kas sisteminin yükünün azaltılabilmesi için, kolçaklara gereksinme vardır. Kolçakların yüksekliği oturma yüzeyinden yaklaşık 2l-25 cm. olmalıdır. Yumuşak bir döşeme gerekli değildir, sadece sinirlere doğrudan baskıyı önlemek için, öne doğru eğimli olması gerekmektedir. Kolçakların arası 42-45 cm.dir. Sandalyenin devrilmesi veya istem dışı tekerlenip gitmesini önlemek için, yere bastığı yerde gereken koşulların yerine getirilmesi gerekmektedir. Tekerleklerin yere basma noktalarının, çapı 40-45 cm. olan bir dairenin üstünde olmalıdır. Tekerlekler yüklü oldukları zaman frenlenmeli. yük azaldığı zaman hareket edebilmelidir. Bazı çalışma koşullarında tekerleklerin üstünden dolaşan çemberin ayak dayayabilecek yapıya sahip olması gerekir. En doğrusu, ayak dayayabilmek için 20x30-40 cm. boyutlarında hafif öne doğru eğimli bir yüzeyli desteğin bulunmasıdır. Ayak dayama, yapılan işe ve özel kişisel gereksinmelere bağlıdır
Resim

Cevapla