Dönemlere Göre Koltuklar

Mobilya branşı - bölümü ile alakalı her şeyi bulabilirsiniz..

Moderatör: Alıntı

Cevapla
Kullanıcı avatarı
Alıntı
Mesajlar: 842
Kayıt: 15 Kas 2016, 08:23

Dönemlere Göre Koltuklar

Mesaj: # 3432Mesaj Alıntı
26 Mar 2022, 21:22

2.3.1. İlkçağ Mobilya Sanatı (M.Ö.-4000-M.S.-476)
2.3.1.1. Mısır sanatı
Mısır’da Eski Krallık döneminde mobilya türleri genelde taştan olup, estetik önem taşımazdı. Ancak yeni krallık döneminde Mısırlılar ahşap koltuğu geliştirip mobilya tarihine imzalarını atmışlardır. Zarif, düşünülerek tasarlanmış ve dekore edilmiş parçalara bu tarihlerde rastlanır.
Mısırlılarda genelde mobilya ayakları aslan pençesi, kartal perçesi mobilya kakmaları ise yaprak, nilüfer çiçeği ve papirüs motifleri ile süslüdür. Dini sembol olarak Sfenks, yılan ve kartal kullanılıp kırmızı, siyah, sarı ve mavi renklere ağırlık verilir. Sedir, selvi ve abanoz ağacı kullanılır.
Mısırda Eski krallığın başlangıcında iki tür oturma mobilyası vardı. Bunlardan ilki basit yapılı, kare ayaklı, kemer destekli, genellikle deri ile kaplanmış katlanır tabureler, ikincisi yatak ve divanlardan esinlenilerek yapılmış arkası parmaklı veya papirüs sapı ile örülmüş boğa ve aslan ayaklı koltuklardır (Şekil 2.1).
Şekil 2.1. Yaklaşık 3000 yıl önce yapılmış yeni krallık
dönemine ait iki koltuk.
Bu koltuklardan soldaki III. Ramses dönemine ilişkin çok süslü bir koltuktur. Ayaklar ve kayıtlar sarma motifler ve insan figürleriyle bezenmiştir. Oturma yerini ve arkalığı kaplayan deri döşeme zamanla çürümüş ve yenilenmiştir.
Sağdaki koltukta ayaklar tornada çekilmiştir. Koltuğun yan kayıtları arasına konulmuş dekope bir çiçek motifi görünüşü zenginleştirmektedir. Ayakların üzerinde mısır sanatının başlıca karakteristiklerinden birisi olan mekik biçimi oymalar yer almıştır.
Eski Mısır’da mobilya ayakları için aslan pençeleri yanı sıra fil ayakları da kullanılırdı. Bazen bu motifler karma biçimde yapılırdı (Şekil 2.2).
Şekil 2.2. Karma çalışmaya ait örnek ve fil ayağı oymalar görülüyor.
2.3.1.2. Mezopotamya sanatı
Aşağı Mezopotamya’da Sümerler, yukarı Mezopotamya’da ise Asurlular yaşamışlardır. Asur mobilya sanatında insan figürleri, ayaklarda aslan pençesi, kozalak biçimleri, bronz kelepçeler, sarmal metal süsler yer almıştır.
Asur mobilya sanatında metal aksesuarlar çok kullanılmış koltukların bir taht olarak kullanılması olasılığı da vardır. Bu nedenle oturma yüksekliği normalden fazladır. Ön tarafa bir ayak sehpası (basamağı) konulmuştur. Mezopotamya’da yaşayan diğer uygarlıkların mobilya sanatlarına ilişkin kalıntılar görülememiştir (Şekil 2.3).
Şekil 2.3. M.Ö 2000 yıllarında yaşayan Asurlulardan
kalma iki kral koltuğu [5].
2.3.1.3. Yunan ve roma sanatı
M.Ö. 400’lerde Yunan medeniyeti doruğuna ulaşmış ve günümüze kadar gelen yuvarlak ve köşeli desenler bu dönemde geliştirilmiştir. Yunan mobilyasında hatlardaki zerafet dikkat çeker. Ahşap mobilyalar çam, metal, fildişi kakma ile süslüdür. Tunçtan yapılan mobilyalar ise yalnız zenginlerin evlerinde bulunur. Gümüş ve altın ile donatılmış olan bu mobilyalar ipek kumaşlarla kaplanır [8].

Roma sanatı Yunan Sanatının bir uzantısı sayılabilir. Romalılarda oturma elamanlarının şeklini sınıfları belirliyordu. Antik tiyatrolarda önemli kişiler ön sıralarda taştan yontulmuş sandalye ve koltuklarda otururken halk arkalarda basit banklarda oturuyordu. Kavisli arkalığın aynı zamanda kolçağı oluşturduğu bir koltuk türü olan “Cathetra”lar özellikle dini kişilerce kullanılıyordu [5].
Ayrıca Yunan ve Romalılarda mermer kanepe ve koltukları bahçe mobilyası olarak kullanılmıştır. Sfenks başlı kolçakları, aslan pençesi şeklinde ayaklarıyla bu mermer mobilyada yan ve arkalık yüzeyleri yılan ve yaprak motifleriyle özenle işlenmiştir [5].
2.3.2. Ortaçağ Mobilya Sanatı (M.S. 476-1453)
2.3.2.1. Bizans sanatı
Bizans tarzı mobilya örneği olarak St. Peter’in dini kakma motifleriyle süslenmiş, hantal çizgilere sahip koltuğu gösterebiliriz.
Şekil 2.4 1600 yıllarına ait Peter’in koltuğu.
2.3.3. Rönesans Mobilya Sanatı (M.S. 1453-1850)
2.3.3.1. İtalyan Rönesansı
Koltukta tornalı ayaklar, Bizans tipi dik arkalık, kolçak ucunda kartal başı oyma, geniş eğmeçler karmaşık bir görünüm vermektedir (Şekil 2.5) [5].
2.3.3.2. Alman rönesansı
İlk denemelerde düz çizgileri ve yalın biçimiyle çağının süs anlayışından çok uzaklaşmaktadır. Ayak bağlantısını pekiştiren dekope alt kayıt Rönesans mobilyasında çok görülen bir özelliktir (Şekil 2.6).
Son dönemlerde koltuk özelliği ise, arka ayak ve kolçak geleceğe dönük bir formun izlerini taşır.
Şekil 2.5. Bizans tipi koltuk [5].
Şekil 2.6. 1563 yılında yapılmış deri kaplama bir koltuk.
2.3.3.3. Fransız Rönesansı
Rönesans çağını simgeleyen Louis stillerinin ilk çizgileri (Şekil 2.7)’a ait bu koltukta izlenebilir. Koltuğu oluşturan parçalar arasındaki ölçü ve denge ilişkisi çok uyumludur. Kolçakların arka ayakla birleşme açısını üstten dolduran üçgen prizma takozlarla oymalı ön alt kayıt Rönesans’ın aplike süs anlayışının bir ürünüdür [5].
Şekil 2.7. Fransız Rönesans’ına örnek [5]
2.3.3.4. Felemenk (Hollanda) Rönesansı
Rönesans sanatının ince süsleme eğilimi, bol figürlü torna ayaklar, mimaride konsollardan esinlenen destek takozları, alt bağlama kayıtları belirgin olarak izlenmektedir (Şekil 2.8) [2].
Şekil 2.8 Hollanda Rönesans’ına örnek .

2.3.3.5. İngiliz Rönesansı
İngiliz Rönesans mobilyasının belli başlı özelliği karmaşık ve ince çizgili bir süsleme yönteminin bütün yüzeylere uygulanmasıdır. Süslemeler uyumlu bir bütünlük göstermez [5]
2.3.4. Klasik dönem
2.3.4.1. Barok sanatı
Değişik ülkelerdeki barok üslubunda yapılmış koltuk örnekleri (Şekil 2.9)[5].
Şekil 2.9. Alman barokuna ait topozlu başlıklar ve dekope alt
kayıtlarla bir Bizans örneği.
Şekil 2.10’daki koltukta antik ve Rönesans karması bir görünüş taşımaktadır [5].
Şekil 2.10. İngiliz barokuna ait Quen Anna (kraliçe En)
dönemi koltuk resmi [5].
2.3.4.2. Louis XIV Stili
XIV. Louis stili oturma mobilyasında belli başlı değişiklikler ayakların eğmeçli, arkalıkların yanlarda düz, üstte çoğunluk simetrik taçlı köşelerde yuvarlak oluşudur.
Yüksek arkalıklı koltuklar, kolçaksız sandalyeler, tabureler bu dönemde yaygınlaşmıştır. Ön ayaklar eğmeçli olup, yaprak ve rozet kabartmalarla süslüdür. Ön ayaklar altta salyangoz biçimi alır ve tabanda daralarak yuvarlak pabuç ile biter. Özellikle kanepe ve koltuklarda ayaklar birer alt kayıtla pekiştirilir. Arkalıkların yanları düzdür; köşelerde birer yuvarlak dirsekle dönüş yapar (Şekil 2.11) [5].
XII. Louis stilinden esinlenen (Şekil 2.12)’deki bu koltuk karma bir üslup özelliği gösterir. Nitekim bu koltukta Bizans, Gotik ve Rönesans dönemlerinin izleri belirgindir.
Şekil 2.11. XIV. Louis stili koltuğu.
2.3.4.3. Louis XV Stili
XV. Louis stili mobilyanın özellikle koltuk günümüzde de çok beğenilen ve uygulanan tiplerdir. Ölçü, biçim ve süsleme yönlerinden son derece dengeli ve uyumlu olan bu mobilyadan bir koltuk örneği görülmektedir (Şekil 2.13) [5].
Şekil 2.12. Karışık stil.
Şekil 2.13. XV. Louis koltuk örneği.
2.3.5. Yeniçağ mobilya Sanatı
2.3.5.1. Louis XVI Stili
Sandalye ve koltuklarda arkalıklar dolu veya kupa, yürek biçiminde karma görünümlüdür. Dolu arkalıkların üzerinde çoğunluk simetrik bir taç bulunur. Oymalar derin değildir. Ölçüler dayanımın gerektirdiği limitlere kadar inceltilmiştir. Ağaç marketri (kakma) geçerlidir. Boya olarak koyu akaju ve bazen de okside yaldız kullanılmıştır. Oturma mobilyası çiçekli ve manzaralı ipek kumaşlarla kaplanmıştır. Ayaklar genellikle aşağı doğru daralan silindir biçiminde hazırlanmış, boy yönünde oluklar açılmıştır.

“Bergere”, yere ayakların rahatça basabileceği yükseklikte, geniş, kolçak yanları kapalı ve çoğunlukla oturma yerinde minderi olan koltuktur. Bu tip koltuklar bu dönemde çok tutulmuştur (Şekil 2.14) [5].
2.3.5.2. Directoire (Direktuvar) Stili
Directoire mobilyasının başlıca özellikleri kare görüntülerin ağır basması, sandalye ve koltuk arkalıklarının çok yalın ve az eğmeçli yapılması, kolçak uçlarının kare biçimde bitmesi, süsleme motiflerinin az fakat zarif olmasıdır. Süslemeler çoğunlukla beyaz veya açık gri leke üzerine yaldızla işlenmiştir [2].
Şekil 2.14 XVI. Louis stili koltuk örneği [5].
2.3.5.3. Queen Anne Stili
Sandalye ve koltuklarda arkalıklar, arka ayağın uzantısı olarak, hafif bir içbükey eğmeçle yükselmiş, üstte çeyrek daire şeklinde arka kayıtla birleşmiştir [5].
2.3.5.4. Thomas Chippendale (1718-1779)
Bu stilde konstrüksiyon sağlamlığına, biçim kadar önem verilmiştir (Şekil 2.15).
2.3.5.5. Empire sanatı
Empire sandalye ve koltuklarda ön ayaklar daire veya kare kesitli olarak genellikle düzdür. Bazen dışa doğru hafif bir eğmeç alır. Ayak yüzeyleri oluksuzdur. Tabanda pabuçlar top veya aslan pençesi biçiminde şekillenir. Arkalıklar sırta uygun eğmeçtedir.
Şekil 2.15. Thomas Chippendale sanatına ait Gotik karması
bir nitelikte olan koltuk örneği.
2.3.5.6. George Hepplewhite
Oturma yüzeylerine döşemeden sonra ayrı bir minder konulmuştur. Kanepeler altı yada sekiz ayaklıdır. Bu sitilin en önemli özellikleri incelik ve zerafettir.
2.3.5.7. Robert Adam (1728-1792)
Mobilyalar hafif ve zariftir. Ayaklar düz veya eğmeçli olup, antik motiflerle süslüdür. Ayak tabanları blok topuzlu veya dışa doğru az eğmeçlidir.
2.3.5.8. Thomas Sheraton (1751-1806)
Bu stilin özellikleri ayakların daha incelmiş olması, kolçaklar (S) şeklinde bükülmesi, oturma bölümlerinin ve diğer mobilya tablalarının dairesel yapılması, arkalık üst kayıklarının düz veya köşelerden iç bükey olmasıdır.
Sheraton stilinde sandalye ve koltuk arkalıkları az veya çok oturma bölümünden yukarıdadır. Arkalık dolguları genellikle marul yaprağı, çok boğumlu dikey silindirik çubuklar ve değişik geometrik süslemelerle kompoze edilmiştir (Şekil 2.16) [5].
Şekil 2.16. Thomas Sheraton stili koltuk örneği [5].
2.3.6. Yakınçağ Mobilya Sanatı (1789-1900)
Bu dönem modern sitile geçiş dönemi olarak nitelendirilmiştir.
2.3.7. Çağımız Mobilya sanatı (M.S. 1900-..........)
2.3.7.1. Modern mobilya
Modern mobilya değişik ülkelerde o ülkeye özgü farklılık gösterir. Günümüzde mobilya gereksinimi o denli artmıştır ki özellikle okul, hastane, otel, sinema gibi yerlerde daha dayanıklı mobilya yapımı bir zorunluluk olmuştur [5].
Modern stilde ayaklar düz, konik, kare dikdörtgen, daire kesitli olabilir. Konumları dikey yada eğiktir. Ağır ve dolu görünüşlü mobilyada kasa ayaklar da kullanılır. Modern mobilyada gövde bir prizma içine alınabilir. Gereksiz taşkınlıklar yoktur. Kullanışlılık ve rahatlık ön planda gelir. Oturma mobilyası alçak, geniş ve rahattır.
Şekil 2.17. Modern mobilyaya ait iki koltuk örneği.
2.3.7.2. Kübik mobilya
Kübizm 1906 yıllarında ortaya çıkan, resim ve heykeli doğa biçimlerinin doğrudan doğruya taklidi dışında, bir plastik olgu olarak ele alınan bir sanat akımıdır.
Kübik mobilya ise kübik mimariden esinlenerek gelişti. İlk yıllar ağaca küresel biçimlerin verilmesi güçlüğü nedeni ile uygulama olanağı bulamadı. 1950 yılından sonra sentetik gereçlerin yaygınlaşması ile kübizm anlayışı mobilyaya da girmiş oldu.
Şekildeki verilen örneklerden anlaşılacağı gibi kübik mobilyada dairesel ve hareketli çizgilerden oluşan geometrik bir sentez egemendir (Şekil 2.19) [5].
Şekil 2.18. Modern mobilyaya ait iki kişilik koltuk örneği.
Şekil 2.19. Kübik mobilyaya ait koltuk resmi
Resim

Cevapla