Kanun müzik aletinin Ses Tablası

Mobilya branşı - bölümü ile alakalı her şeyi bulabilirsiniz..

Moderatör: Alıntı

Cevapla
Kullanıcı avatarı
Alıntı
Mesajlar: 842
Kayıt: 15 Kas 2016, 08:23

Kanun müzik aletinin Ses Tablası

Mesaj: # 3488Mesaj Alıntı
27 Mar 2022, 15:55

Mandal tahtası ile deri arasında, kalan ve üzerinde “Tını delikleri” bulunan kısımdır. Kanunda en iyi tınıyı sağlayan ağaç çınardır. Ayrıca köknar, ceviz, ladin, akçaağaç, karaağaç, maun ve kelebek gibi değişik ağaç türleri de denenmiştir. Göğüs tablasının kalınlığı 3-4 mm olmalıdır. Göğüs tek veya genellikle iki parçadan oluşur. İyi ses elde etmek için göğsün iyi kurutulmuş ağaçtan olması gerekir.
a- Balkonlar:
Göğüs tahtasının altında çökmeyi veya kabarmayı önlemek için “Balkon” adı verilen 16 adet çıta bulunur. Bu balkonların elde edilecek ses kalitesi üzerinde önemli etkileri olup yerleştirilmeleri ve adetleri yapımcılar arasında farklılıklar gösterir.
b- Tını delikleri:
Genellikle alt kenarın sağ ve sol taraflarında, bir de üst kenarın ortasında 3 adet büyük, alt, dik ve eğik kenarların ortalarında yer alan 3 adet küçük olmak üzere altı adet delik bulunur. Bazı saz yapımcıları, sesin merkezden dışarı çıkmasını sağlamak amacıyla en büyük deliği göğsün tam ortasına, diğer küçük delikleri de köşe yakınlarına açarlarsa da çoğunlukla bunun önemli bir rol oynamadığı kanaati vardır. Bu kafes şekilleri zevke göre çeşitli olup, sedef, fildişi, kemik, bağa, plastik veya bakalit gibi maddelerden işlenir.
c- Deri bölümü:
Kanun tellerinin düğümlendiği sağ dik kenardan 2-3 cm içeride, 40 cm uzunlukta ve 15 cm eninde buzağıdan elde edilen bir deri olup yukarıdan aşağıya 9-9,5 cm’lik dört bölüm halinde yer alır. Beş bölümlü olarak da yapılmaktadır. Keçi, kuzu, ceylan ve mersin balığından elde edilen derilerde kullanılmaktadır. Son zamanlarda bu deri bölümü beş kısım halinde de yapılmaktadır. Bu dikdörtgenlerin kenarları ve ara bölümleri tahta flatolarla veya kadife vs. gibi kumaşlarla kaplanır. Kanuna özgü tınıyı sağlamakta en büyük etken bu bölümdür.
d- Mandal tahtası:
Seslerin tize veya pese doğru değişkenliğini sağlayan mandal’ların çakıldığı bölüm olup, burgu tahtasının yanında sol üst köşeden itibaren sol alt köşeye doğru genişleyen bir biçimde, göğüs tahtasının yamuk kenarının üzerine oturtulmuştur. Genişliği sol köşe başında 3- 4 cm, uzunluğu 72- 75 cm’dir. Mandal tahtasının alt kısmında iç tarafa doğru göğüsle birleştiği yere gidildikçe kapanan uzun bir üçgen prizma şeklinde 1-1,3 cm kadar oyuktur. Bu tahta, gürgen, ceviz gibi orta sertlikte bir ağaçtan olabilir.
e- Bızgı tahtası:
Burgu tahtası ile mandal tahtası arasında, yatay olarak bakıldığında merdiven şeklinde, üzerinden tellerin geçtiği ve telleri burgulara düzgün olarak ileten bölümdür. Her telin ayrı ayrı geçmesi için birer mm eninde, 2-3 mm derinliğinde üçerli kümeler halinde yarıklar bulunur. Burgu tahtasından 2 cm, mandal tahtasından 0,5 cm yükseklikte olup kalınlığı 1-1,5 cm’dir. Köprüde tellerin geçtiği çentikler ile buradaki yarıkların, tellerin düzlüğü açısından aynı doğrultuda olması gerekir.
f- Mandallar:
Mandal tahtasının üzerinde ve tellerin altında sesleri inceltip kalınlaştırmaya yarayan bakır, nikel karışımından dökülme parçacıklardır. Bir mandalın sapı, 11-12 mm yüksekliğinde, tellere değen yüzü 1,1 mm enindedir. Mandalın kendisi 13 mm yüksekliğinde, kalınlığı tele değen yüzde 2,5 mm, tabanda 3 mm, genişliği üst tarafta (sapın genişliği dahil) 13 mm, tabanda ise 16 mm’dir.
Mandalları tutan U şeklindeki çivilere “Charniere” denir. Bızgı tahtası ile mandal tahtası arasında sapı olmayan sabit bir mandal bulunur ki buna “Dip mandalı” denir.
Eski kanunlarda mandal sayısı, musikimizin 4-5-8 ve 1 komalık seslerini verebilecek kadardır. Rauf Yekta bey 1913’te yazdığı makalesinde 2 veya 3 mandaldan söz ediyor. Günümüzde bir seste ondan fazla mandalı bulunan kanunları yapılmaktadır. Ancak bunu fazla abartmamak gerekir. Bu daha çok piyasada çalışan ve icra sırasında meydana gelebilecek akord farklılıklarını fazla mandal sayısı ile örtmek isteyen sanatçılar tarafından kullanılmaktadır.
Eskiden mandal yerine telin altında bir oyuk açıp, bu oyuğa makara yerleştirmek yoluyla da bir ses değiştirme sistemi geliştirilmiştir. Kullanılmak istendiğinde makara oyuktan çıkarılarak yeterli ses yüksekliği elde ediliyordu.
Eski kanunların mandallarının sapları çıkıntılı olup “kulaklı” veya “tırnaklı” denilirdi. Günümüzde her kanun yapımcısı kendi mandalını döktürmektedir. Ayrıca her kanun yapımcısının kendine özgü bir mandal şablonu bulunmaktadır. Bu da kanunlar arasında mandallama farklılıkları ortaya çıkarmaktadır. Batı müziği enstrümanlarında olduğu gibi mandal düzeninde de standartlaşmaya gitmek gerektiğine inanıyorum. Bu öğrenim ve öğretimde büyük kolaylıklar sağlayacaktır.
h- Burgu tahtası:
Kanunun yamuk kenarı boyunca, dıştan tını gövdesine eklenmiş bölümdür. Uzunluğu 80-85 cm, kalınlığı gövde ile birleştiği alt tarafta 4 cm, ortada 2 cm ve dış uçta 1 cm. dir. Burgu tahtasında tel sayısı kadar üçer üçer dizilmiş burgu deliği vardır. Burgular sert ağaçtan olduğu için, bu tahtanın Ihlamur gibi yumuşak bir ağaçtan olması gerekir.
i- Burgular:
Burgu tahtasının aksine Abanoz, Kızılcık, Pelesenk, Erik gibi sert bir ağaçtan olmalıdır. Burgular piyanoda olduğu gibi hafif madenden de yapılabilir ve daha da uzun ömürlü olur.
Burgularda telin geçmesine yarayan delik, hafif konik şekildeki gövdenin üst kısmından 3-4 mm. aşağıdadır. Delikten ortalama 1 cm geçirilen tel aşağıya doğru bükülür ve tel bunun üzerinde sağdan sola döndürülür.
j- Teller:
Eskiden tel olarak İbrişim, daha sonraları da Bağırsak kullanılırdı. Eskiler, bağırsak telin tınısının daha güzel olduğunu söylerler. Ancak bu çeşit teller daha çabuk eskir ve koparlar. Önceleri 69 (23 ses), 72 (24 ses), 75 (25 ses) olan tel sayısı zamanla 81 tele (27 ses) kadar çıkmıştır. Günümüzde çekim kuvveti daha fazla olan ve Avrupa yapımı teller kullanılır.
Tel boyları ve çapları inceden kalına doğru artar. Bugün yaygın olarak kullanılan 75 telli kanunlarda tel kalınlıkları şöyledir:
1- Tiz Gerdaniye’den tiz Neva’ya 0,70 mm.
2- Tiz Çargah’tan Neva’ya 0,80 mm.
3- Çargah’tan Acemaşıran’a 0,90 mm.
4- Hüseynıaşiran’dan Kabaçargah’a 1,00 mm.
5- Kabapuselik’ten Kabarast’a 1,10 mm.
6- Kabarast’tan Kabayegah’a 1,20 mm.
Tel kalınlıklarının küçük gurublar halinde değişmesi tını güzelliğini artırmaktadır. Üç sesdaş telin zaman süreci içinde birbirleriyle aynı tınıyı vermemesi tellerin yıpranması ile ilgilidir ve iyi bir netice için tellerin o sese ait tellerin üçünün de değişmesi gerekir.
k- Köprü:
Deri üzerine ot.uran ve tellerin üzerinden geçtiği kısım olup, boyu kanunun dik kenarı kadardır. Köprü kelebek veya gürgen ağacından yapılır. Tellerin aşınmaması için köprünün üst kenarı abanoz ağacından dar bir şeritle kaplanır. Köprünün deri bölümleri üzerine oturduğu kısma “Patik” denir ve sıklıkla çınar ağacından yapılır. Patikler dikdörtgen şeklinde olup kalınlığı 3 mm, boyu 32 mm ve eni 25 mm’dir. Patiklerin uzun kenarı şimdiye kadar köprüye paralel olacak şekilde yapılırdı. Ancak tellerin çekim kuvveti nedeniyle köprü sola doğru yatma eğilimi gösterirdi.
Kanun yapımcısı Ejder Güleç, son zamanlarda patiği köprüye dik olacak şekilde monte etmekte ve bu şekilde köprünün sola yatmasını önlemektedir
Resim

Cevapla