Ağaç Kakmacılığı ( Marketri )

Mobilya branşı - bölümü ile alakalı her şeyi bulabilirsiniz..

Moderatör: Alıntı

Cevapla
Kullanıcı avatarı
Alıntı
Mesajlar: 842
Kayıt: 15 Kas 2016, 08:23

Ağaç Kakmacılığı ( Marketri )

Mesaj: # 3543Mesaj Alıntı
28 Mar 2022, 09:22

Çeşitli kaplama, fildişi, bağa, kemik, sedef, formika, seramik, mermer ve metal levhalarından elde edilen kompozisyonların masif ağaç veya kontra tabla üzerindeki yuvalarına yerleştirilmesine kakma diyoruz. Bu işi yapana kakmacı, işlemin kendisine de kakmacılık denir.
Kelimenin Almanca’sı olan intarziye ve Fransızca’sı marketridir, Fıransızcası olan marketri dilimizde Türkçe’si kadar çok kullanılmaktadır.
Kakma işlemi yukarıdaki tanımlamada belirtildiği gibi çeşitli gereçlerden yapılabilir. Bu işleme, yapılış şekline göre, masif kakma, röliyef kakma, dökme, zemin döşeme (bir çeşit parke), blok mozaik, filato, formika kakma, metal kakma vs. gibi adlar da verilebilir. Konumuzda kaplama ve ince ağaç levhaları ile yapılan kakma işlemini inceleyeceğiz. [7]
3.1. Kakmacılığın Tarihçesi
Kakmacılığın tarihi çok eskidir. Hemen her millete ait eski devirlerde yapılmış kakmalı eşyalara rastlamaktayız. Bunların bir kısmı eşyaları süsleme ihtiyacından doğmuş, diğer bir kısmı dinî tesirler altında kalınarak sihirli veya görünmeyen varlıklara sahip olduğu inancanı varmak için yapılmışlardır.
Eski Peru'da tapınaklar ve Tanrısal figürler renkli taşlardan yapılmıştır. Mısır'da MÖ. 3000 yıllarında, kabuklar veya parlak böcek kanatları ağaçtan yapılmış tabla üzerine yapıştırılmak suretiyle kakma elde edilmiştir. Eski Yunanistan’da mobilyalar ince fildişi plakaları ile süslenirdi. Birçok milletlerin eski eserlerinde İtalyanların Scoglıola tekniği dediği taş, ağaç, kemik veya metalden yapılmış süs parçalarını alçı vb. maddeler içinde dondurarak yapılan kakmalara rastlanmaktadır.
Kakmacılık İlk ve Orta Çağlarda genellikle taş, ağaç, kemik ve metal parça veya levhalarının masif ağaç üzerine oyulmuş yerlerine gömülmesi ile yapılıyordu. Kakmacılık hakkında yazılmış en eski eser M.S. 79 yılında Vezüv Yanardağı’nın indifaında ölen, Romalı bilgin Plinius'a aittir. Ağaçtan yapılan kakma işleri 1550 yılına kadar omuz bıçağı, düz kalem ve oyma kalemleri ile yapılmıştır. İtalya'da Rönesans Devri en kıymetli kakma işleri ince testerelerle değil, omuz bıçağı ile yapılmıştır ( Şekil 3.1 ). Ağaç kakmacılığında ilk gelişme 1450 1550 yılları arasında Yukarı İtalya'da olmuştur. O zamanlar kakma aletleri hayret edilecek kadar çoktu. 1478 yılında sadece Floransa'da en azından 84 kakma vs. oyma atelyesi olması ve bu sanatın devletin teşvik ve himayesi altında bulunması, kakmacılığa verilen önemin en açık örneğidir.
Kakma işlerinde 1462 yılına kadar tabi renkli ağaçlar kullanılmıştır. Bu tarihte Venedikli Lendinare Kardeşler ağacı kaynayan yağ içinde boyamak ve sıcak kum içinde yakmak suretiyle gölge verme tekniklerini bulmuşlardır.
Kakmacılığın ikinci gelişme çağı, ince testerelerin kakmacılıkla kullanılmaya başladığı, 1560 yıllarında başlar. Rokoko ve daha sonraki devirlerde kıl testeresi kullânılarak yapılmış çok değerli mobilyalar bugünkü Avrupa memleketlerinin müzelerini süsleyen ve turist çeken birer şaheserdir.
Kakma işleri 1800 yıllarına kadar ince masif parçalardan yapıldığı için bunlar rendelenip temizlenebiliyordu. Bugün ise 0.6 – 0.8 milimetre kalınlığındaki kaplamalarla yapılan kakmaları değil rendelemek biraz fazla sistirelemek ve zımparalamak bile mümkün değildir [7].
Bugün Amerika Birleşik Devletlerinde el işçiliğinin çok pahalı olması dolayası ile, bazı büyük firmalar modern dekupaj makinaları ile seri halde marketri işleri yapmaktadır. Almanya ve diğer Avrupa memleketlerinin birçoğunda ise kakmacılık yeniden değer kazanmaya başlamıştır. Çok sayıda kaplama kesebilen dekupaj makinaları geliştirilmiş ve özel kakma takımları yapılmıştır
Memleketimizde de Osmanlı İmparatorluğu devrinde yapılmış mücevher ve tuvalet kutuları, rahle, masa, sehpa, taht, bağlama ve santurlarda kakmacılığın güzel örneklerini görebiliriz. Gaziantep ve Kilis gibi güneydoğu şehirlerimizde sedef kakmacılığı çok yaygın bir haldedir.
Resim

Cevapla